E-Devlet'in Ana Giriş Kapısı...
    Anasayfa | Açılış Sayfası Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | İletişim
T.C. Kimlik No Araç Sorgulama SSK Bağkur Emekli Sandığı SGK 2014 Takvimi



TV İzle | Radyo Dinle

Gazeteler | Sorgula

Haberler | Nostalji






  • Sık Kullanılanlar
  • ÖSYM Sınav Sonuçları
  • Milli Eğitim
  • Yükseköğretim
  • Emeklilik Hizmetleri
  • İş - Eleman Arama
  • Sağlık Hizmetleri
  • Hukuk ve Adalet
  • Emniyet Hizmetleri
  • Ekonomik ve Mali İşler
  • Milli Savunma
  • Haberleşme Hizmetleri
  • Ulaşım Hizmetleri
  • Nüfus - Vatandaşlık İşleri
  • Turizm
  • Spor
  • Bakanlıklar
  • Genel Devlet Kurumları
    • Siyasi Partiler
    • Valilikler
    • Belediyeler
    • Kaymakamlıklar
    • Sivil Toplum
    • K.K.T.C
    • Avrupa Birliği
    • Elçilik - Konsolosluk
    • Deprem Linkleri
    • M. Kemal Atatürk
    • Haber Kaynakları
    • Hava Durumu
    • Resimler
    • Haritalar
    • İl Haberleri
    • 2014 Takvimi
    • Şans Oyunları












      • HSYK - HSYK Kararnameleri

        Ana Sayfa > Adalet Bakanlığı > HSYK

        Bu sayfada, HSYK ile ilgili tüm bilgilere, HSYK'nın verdiği tüm e-hizmetlere kolayca ulaşabilirsiniz.


      • HSYK - HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU

      • HSYK'nın (Hakimler ve Savcılar Yüksek kurulu) "www.hsyk.gov.tr" adresli resmi sitesinde, hsyk ile ilgili tüm bilgilere ulaşabilirsiniz. Sitede "HSYK Hakkında, Tarihçe, Basın ve Halkla İlişkiler, Dış İlişkiler ve Proje, Terfiler, E-Eğitim Portalı, Çalıştay Portalı, Kararnameler, Müstemir Emirler, Kararname Sorgu Ekranı" başlıkları altında bilgilere ulaşmak mümkün. HSYK'nın sitesinde ayrıca HSYK Başkanı ve üyeleri, 1. Daire, 2. Daire3. Daire başkanları, üyeleri ve görevleri hakkında bilgilenebilirsiniz.









        HSYK Haberleri



      • HSYK Haberleri

      • HSYK ile ilgili güncel gelişmeleri ve SSK haber arşivini, habergalerisi.com sitesinin "HSYK" sayfasında bulabilirsiniz.






        HSYK Tarihçesi



        Cumhuriyet Öncesi Adalet Yönetimi

        Klasik Osmanlı hukuk sisteminde hukuk, şerî ve örfî hukuk olmak üzere ikiye ayrılmış ve her iki hukuk alanında da yargılama yetkisi kadılara verilmiştir.

        Osmanlı adlî teşkilâtının temel taşı olan kadılar, bulundukları yerlerin hem hâkimi, hem belediye başkanı, hem emniyet amiri olarak görev yapmışlardır. Kadılar aynı zamanda noterlik vazifesi yapar, esnaf loncalarını denetler, ticarî mallara narh koyar ve malların kalite kontrolünü de yaparlardı.

        Osmanlı İmparatorluğu, kadıların eğitimine ve yetiştirilmesine çok büyük önem vermiştir. Klasik dönem Osmanlı medreselerinde eğitim öğretim uzun bir süre almaktaydı, 12 basamaklı bir medrese 20 yıl kadar sürmekteydi. Kadı olabilmek için Medresetül-Kuzât'tan mezun olmak şarttı. Medresetü'l-Kuzât'tan mezun olan kadı adayı, kazasker divanında staj gördükten sonra kadı olarak tayin edilirdi.

        Yargı örgütünün başında bulunan ve dolayısı ile ülkenin en yüksek yargıçları sayılan kazaskerler, Divan-ı Hümayun’un doğal üyeleri olarak şer’i davalara bakmakla görevliydiler. Kazaskerler ayrıca, Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulunun görevlerine benzer görevler üstlenmeleri nedeniyle adalet yönetimi örgütünün başı kabul edilmektedir. Kadıların atanmaları, denetlenmeleri, görevden alınmaları, yetki ve görevlerinin belirlenmesi, kaza (yargı çevreleri) kurma, kazaların birleştirilmesi, ayrılması ve sınırlarının değiştirilmesi kazaskerlerin görev alanındaydı.

        Kadılar "Mevleviyet" denilen büyük kadılıklar ve kaza kadılıkları olmak üzere iki gruba ayrılırdı. Mevleviyet kadıları, büyük ve önemli eyaletlere, vilayetlere ve bazı sancaklara tayin edilirdi. Aldıkları maaş itibariyle mevleviyet kadıları, üçyüz akçe yevmiyeli ve beşyüz akçe yevmiyeli olmak üzere iki kısma ayrılıyordu.

        Osmanlıda kadıların görev süresi devirlerine göre 18 aydan 3 seneye kadar değişmiş ve kadılar sürekli rotasyona tabi tutulmuştur. Sürelerini dolduran kadılar bir üst dereceye yükselmek için sıra beklerlerdi. Bu müddet zarfında İstanbul'a gelirler ve kazasker dairesine devam edip, tecrübe kazanır, sırası gelince derecesine uygun yere tayin olunurdu. Şayet bir kadılığa birden fazla aday çıkarsa sınava tabi tutulurlar ve en ehil olan tercih edilirdi.

        Tanzimat döneminde, modern yargı örgütünün temellerinin atılmasıyla birlikte, kadıların görev alanı da daralmaya başlamıştır. Eyalet ve sancak merkezlerinde oluşturulan meclislere şer’î hukuk dışındaki konularda yargılama yetkisi tanınmış; büyük kent merkezlerinde ticaret mahkemeleri kurulmuş; evlenme boşanma, nik?h gibi davalar dışındaki anlaşmazlıkların giderilmesi için nizamiye mahkemeleri oluşturulmuş ve kadıların görev alanı, özel hukukla sınırlandırılmıştır.

        Tanzimat reformlarıyla gelişmeye başlayan yeni kurum ve oluşumlar kamu yönetimi ile adalet yönetimini de örgütsel açıdan birbirinden ayırmış feodal Osmanlı Devleti’nin klasik dönem adalet yönetimi bürokratik bir yapıya dönüştürülmüştür.

        Bu kapsamda Sultan II. Mahmut tarafından 1838 tarihinde kurulan "Meclis-i Valây-ı Ahkâm-ı Adliyye" hem yüksek bir mahkeme, hem de kanun ve nizamnameleri hazırlayan bir meclis olarak çalışmıştır. 1868 tarihinde Sultan Abdülaziz döneminde bu meclis kaldırılarak yerine Yargıtay ve Danıştayın temellerini oluşturan "Divân-ı Ahkâm-ı Adliyye" ile "Şurây-ı Devlet" kurulmuştur. 1870’de Divân-ı Ahkâm-ı Adliye, Adalet Bakanlığı haline getirilmiştir.

        1879 tarihli Mehakim-i Nizamiye'nin Teşkilatı Kanun-ı Muvakkatı ile mahkemelerin isimleri "Kaza Bidayet Mahkemesi", "Merkez Bidayet Mahkemesi", "Mahkeme-i Temyiz” olarak değiştirilmiş, müdde-i umumilik (savcılık) müessesesi kabul edilmiştir. 1870 tarihli Kanun’la ayrıca adliye müfettişlikleri oluşturulmuş, 1875'te sadece İstanbul için benimsenen avukatlık kurumu bütün ülkeye yayılmıştır. Ayrıca söz konusu mahkemelere yargıç yetiştirmek üzere 1875'te Mekteb-i Hukuk açılmıştır. Cumhuriyetin kuruluşuna kadar mahkemeler bu şekilde teşkilatlanmıştır.

        1876 tarihli Kanun-u Esasi’de (1876 Anayasası), hâkimlerin yükselmeleri, meslekleri, görev yerlerinin değiştirilmesi, emeklilikleri ve bir suçtan dolayı mahkûm olma nedeniyle görevden alınmaları ile ilgili düzenlemelerin kanunla belirleneceğine yer verilmiştir. Ayrıca ceza işlerinde kamu hukukunu korumakla görevli savcıların bulunacağı ve bunların görev ve derecelerinin kanunla belirleneceği ifade edilmiştir.

        Cumhuriyet Dönemi Adalet Yönetimi

        8 Nisan 1924 tarihli 169 sayılı Mehakimi Şeriyenin İlgasına ve Mehakim Teşkilatına Ait Ahkâmı Muaddil Kanunu ile Osmanlı dönemine ait tüm şer’iye ve nizamiye mahkemeleri kaldırılmış yerlerine laik mahkemeler kurulmuştur. Bu dönemde 1961 Anayasası ile Yüksek Hâkimler ve Savcılar Kurulu oluşturulana kadar, adalet yönetiminde Adalet Bakanlığı etkin olmuştur.

        1924 Anayasası döneminde hâkim ve savcıların tayin ve terfi işleri Adalet Bakanlığınca yapılmıştır. Bu dönemde Bakanın, bütün hâkim ve savcılar üzerinde denetleme yetkisi bulunmaktaydı. Bu yetki yargıçlara mesleki faaliyetlerini ilgilendiren davranışları gereğince soru sorabilme ve yargıçları sözlü açıklama yapmaları için huzuruna çağırmayı da içeriyordu. Adliye işlerini Adalet Bakanının emri altındaki adliye müfettişleri denetliyordu. Adalet Bakanlığında disiplin (inzibat) komisyonu oluşturulmuş olup Komisyon üyeleri Adalet Bakanı tarafından belirlenmekteydi. Adalet Bakanı ya da bu komisyon yargıçlara disiplin cezası verebilmekteydi. Yargıçlar hakkında ceza kovuşturması yapılmasına da Bakan karar veriyordu. Mahkeme kurma Bakanın yetkisindeydi. Bakan, asliye mahkemelerini çeşitli dairelere ayırarak her birinin göreceği işi belirleyebiliyor, asliye ve sulh yargıçlıklarını birleştirebiliyordu.

        Hâkimlerin statüsü 1926 yılında kabul edilen 766 sayılı Kanun’la düzenlenmiş, daha sonra bu Kanun 4/7/1934 tarihinde 2556 sayılı Hâkimler Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır.

        2556 sayılı Hâkimler Kanunu, hâkim ve savcıların terfi işleri ile görevli olmak üzere bir ayırma meclisi kurulmasını öngörmüştü. Bu meclis Yargıtay Başkanının başkanlığında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve dört Yargıtay üyesiyle Ceza İşleri Genel Müdürü, Hukuk İşleri Genel Müdürü, Özlük İşleri Genel Müdürü ve Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanından oluşmaktaydı (m.50, ilk). Ayırma meclisi denilen yetkili kurul iki grup olarak görev yapmaktaydı. (50/1) Yargıtay Başkanın başkanlığındaki birinci grup, hâkimlere ait yükselme defterini, Yargıtay Cumhuriyet başsavcısının başkanlığındaki ikinci grup ise savcılara ait terfi defterini hazırlamaktaydı. Adalet Bakanı bu defterlerdeki sıralamaya göre hâkim ve savcıları atamaktaydı. Atamalarda tek yetkili Adalet Bakanıydı. Kanun’a göre birinci sınıfa ayrılmış bir hâkim veya savcıyı Yargıtay üyeliğine seçmek yine Adalet Bakanının yetkisindeydi (m.64). Yargıtay daire başkanları ile Cumhuriyet başsavcısının seçimi de Adalet Bakanına aitti. Yargıtay Başkanını ise Bakanlar Kurulu seçmekteydi (2556 Sayılı Hâkimler Kanunu. Madde 66).

        2556 Sayılı Hâkimler Kanunu’nun yürürlükte olduğu dönemde hâkim yardımcısı olanlar ile 7. dereceye geçmemiş olan hâkimler şeref ve haysiyeti ve itimat ve emniyeti ihlal edici sebeplerden dolayı inzibat meclisinin görüşü alınarak; Bakanlık emrine alınabilirlerdi (m.81). Üçüncü sınıf hâkimliğin 7. derecesine geçmiş hâkimler hâkimlik teminatını kazanmış sayılmaktaydılar (m.79). Bu dereceye gelmemiş hâkimler için hâkimlik teminatı yoktu.

        1961 Anayasası Dönemi

        1961 Anayasası ile adalet yönetiminde ilk kez “Yüksek Hâkimler Kurulu” ile “Yüksek Savcılar Kurulu” olmak üzere birbirinden ayrı iki kurum oluşturulmuştur. Yüksek Savcılar Kurulu, 1961 Anayasasının 137 nci maddesinde; Yüksek Hâkimler Kurulu ise 143 üncü ve 144 üncü maddelerinde düzenlenmiştir. Bu iki kurulun kanuni düzenlemeleri ise 22/04/1962 tarihli 45 sayılı Yüksek Hâkimler Kurulu Kanunu ile yapılmıştır.

        İlk halinde Yüksek Savcılar Kurulu ile ilgili düzenleme bulunmayan 1961 Anayasasında, 20/09/1971 tarihli 1488 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle Yüksek Savcılar Kurulu düzenlenmiştir. Değişik 137 nci maddeye göre Yüksek Savcılar Kurulu, Adalet Bakanının başkanlığında Cumhuriyet Başsavcısı, Adalet Bakanlığı Müsteşarı, Adalet Bakanlığı Özlük İşleri Genel Müdürü ve Yargıtaydan seçilen üç asıl üyeden oluşmaktadır. Savcıların özlük işleri, disiplin cezaları, mesleğe kabul ve ihraçları hakkında karar verme yetkisi Yüksek Savcılar Kuruluna aittir.

        1961 Anayasasının 143 üncü maddesinin ilk halinde Yüksek Hâkimler Kurulu, on sekiz asıl ve beş yedek üyeden oluşacak şekilde kurulmuştur. Bu üyelerden altısı Yargıtay Genel Kurulunca, altısı birinci sınıfa ayrılmış hâkimlerce ve kendi aralarından gizli oyla seçilirdi. Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu yüksek mahkemelerde hâkimlik yapmış kişiler arasından üçer üye seçerlerdi. Adalet Bakanı, Yüksek Hâkimler Kurulu toplantılarına bizzat katılabilir; ancak oylamaya katılamazdı.

        Anayasanın 143 üncü maddesi 20/09/1971 tarihli 1488 sayılı Kanun’la değiştirilmiştir. Değişiklikle Yüksek Hâkimler Kuruluna Meclis ve Senato ile hâkimlerin üye seçmesi uygulamasından vazgeçilmiş ve Kurul üyelerinin sadece Yargıtay Genel Kurulu tarafından seçilmesi öngörülmüştür. 1971 değişikliği ile Adalet Bakanına Kurulda oy verme hakkı da getirilmiştir. 45 sayılı Yüksek Hâkimler Kurulu Kanunu’na göre Kurul üç bölümden oluşmaktaydı. Kurulun ayrı bir bütçesi yoktu, bütçe ve sekreterya hizmetleri Adalet Bakanlığınca yerine getirilmekteydi.

        Anayasa Referandumundan Önce HSYK'nın Yapısı

        1982 Anayasası Yüksek Savcılar Kurulu ve Yüksek Hâkimler Kurulu ayrımından vazgeçerek hâkimler ve savcılarla ilgili kurumsal yapıyı tek çatı altında birleştirmiş ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunu oluşturmuştur. 1982 Anayasasının 159 uncu maddesinde düzenlenen Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısı 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan Anayasa referandumu ile değiştirilmiştir.

        Anayasa referandumundan önceki HSYK'nın yapısı aşağıdaki şekildeydi.

      • HSYK'nın Başkanı, Adalet Bakanıdır. Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kurulun tabiî üyesidir. Müsteşarın katılmadığında toplantı yapılamaz.
      • HSYK'nın üç asıl ve üç yedek üyesi Yargıtay Genel Kurulunun, iki asıl ve iki yedek üyesi Danıştay Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından, her üyelik için gösterecekleri üçer aday içinden Cumhurbaşkanınca, dört yıl için seçilir. Süresi biten üyeler yeniden seçilebilirler.
      • HSYK, seçimle gelen asıl üyeleri arasından bir başkanvekili seçer.
      • HSYK; adlî ve idarî yargı hâkim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama ve nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar. Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin veya bir hâkimin veya savcının kadrosunun kaldırılması veya bir mahkemenin yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar.
      • HSYK kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz.
      • HSYK'nın bağımsız bütçesi ve sekreteryası yoktur. Sekreterya hizmetleri Adalet Bakanlığınca yerine getirilir.
      • Hâkim ve savcıların denetlenmesinden sorumlu Teftiş Kurulu Bakanlığa bağlıdır.


      • Anayasa Referandumundan Sonra HSYK’nın Yapısı

        12 Eylül 2010 tarihinde yapılan Anayasa referandumu ile HSYK’nın yapısı demokratik meşruiyet ve geniş tabanlı temsil esasına göre yeniden düzenlenmiş, ardından kabul edilen 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu ile Kurulun çalışma usul ve esasları belirlenmiştir. 6087 sayılı Kanun’da yeni HSYK’nın idari ve mali yönden bağımsız bir kurul olması, kendisine ait bir sekreteryanın bulunması öngörülmüştür.

        Anayasa değişikliği ile üye sayısı 7’den 22’ye çıkarılan yeni HSYK’nın üç daire halinde çalışması benimsenmiştir. Buna göre; Birinci Daire, hâkim ve savcıların atama, nakil, yetki ve izinle ilgili işlemlerinden, İkinci Daire, hâkim ve savcıların terfi ve disiplin işlemleri ile meslekten çıkarma ile ilgili işlemlerinden, Üçüncü Daire hâkim ve savcıların mesleğe kabulü ile haklarındaki şikâyetler ile ilgili işlemlerden sorumlu olmuştur. Anayasa değişikliği ve yasal Düzenlemeyle hâkim ve savcıların denetlenmesinden sorumlu Teftiş Kurulu HSYK’ya bağlanmıştır. Teftiş Kurulunun Üçüncü Daire Başkanının gözetiminde Kurul adına görev yapması öngörülmüştür.

        Eski ve Yeni HSYK Karşılaştırma Tablosu

        (Kaynak: hsyk.gov.tr - 29.12.2013)




        Sayfanın Konuları: HSYK, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, hsyk, hsyk üyeleri, hsyk başkanı, hsyk kararname, hsy terfileri, hsyk atamaları, hsyk 1. daire, hsyk, 2. daire, hsyk 3. daire, hsy tarihçesi, hsyk duyuruları, hsyk haberleri, hsyk adres ve telefonları, hsyk tarihçesi, hsy projeleri, hsyk hakkında bilgi, hsyk nedir, hsyk gov tr, www hsyk gov tr...








      Son Dakika Haberleri












      Devletana.com, e-devlet hizmetlerine kolay erişilmesi amacıyla oluşturulmuştur ve resmi kurumlar ile hiçbir ilişkisi yoktur.
      Sitede; TC Kimlik No Sorgulama, TC Kimlik No Doğrulama, SSK, SSK Emeklilik Yaşı Hesaplama, SSK Ne Zaman Emekli Olabilirim, SSK Emekli Maaşım Bağlandı mı, Kurumlar Vergisi, Motorlu Taşıtlar Vergisi, Araç Sorgulama, Milli Piyango, Süper Loto, Sayısal Loto, Gazeteler, Televizyonlar, Türkiye Haritası, Telefon Rehberi, TJK, İddaa, THY, Pegasus, SBS Sonuçları, ÖSS Sonuçları, Hava Durumu, Türk Telekom, Turkcell, Avea, Vodafone, MEB, Hürriyet Gazetesi, Milliyet Gazetesi, Sabah Gazetesi gibi içerikler yer almaktadır.

      Gizlilik Politikası




      web servis